Yazarlık

Kasım 2016

“ Mem û Zin ve diğer Kürt destanları ve masalları”

Kitabın ilk bölümü “ Mem û Zin ve diğer Kürt destanları ve masalları” üç tane Kürt destanın derlemesinden oluşmakta; Ehmedê Xanî’nin poetik klasiği “Mem û Zin“,  “Meme Alan“ ve “Siyabend û Xece“ destanları. Ayrıca şimdiye kadar edebi olarak Kürtçe veya başka bir dilde yazıya dökülmemiş, çocukluğuma ait dört tane masaldan oluşmakta.

Kitabın ikinci alt başlığında “Sözlü anlatım geleneğininin kültürel tarihi perspektifi” incelenmekte ve kitaba konu olan anlatımların geçmişi detaylı bir şekilde işlenmekte. Bu bağlamda ayrıca çocukluğumun geçtiği Kuşça’da sözlü anlatım geleneğiyle nasıl büyüdüğüm de anlatılmakta.

Türkçe haber linkleri:

Orhan Doğru’nun imza günü büyük ilgi gördü

Eğitimci ve çevirmen Orhan Doğru ilk kitabını yayınlıyor

Orhan Doğru’nun kitabının resepsiyonu

…………………………….

Nisan 2017

50 yıl önce babalarımız ellerinde bavullarıyla; dilini, dinini, kültürünü ve hatta daha önce adını bile duymadıkları İskandinavya’nin soğuk ülkesi  Danimarka’ya misafir işçi olarak gelmişlerdi. Bavullarında en zaruri ihtiyaçları dışında, yanlarında onlara Danimarka’da yeni bir yaşamın filizlenmiş tohumunu oluşturacak; müziklerini, türkülerini, masallarını, hikayelerini ve hayallerini de getirmişlerdi. Onlar köklerinden kopsalarda, geride bıraktıkları yurtlarına olan sevgilerini, demokrasiye duydukları aşklarını, özlemlerini ve hasretlerini anlatacak tohumun filizlerini ekmişlerdi. Aynı zamanda yeni vatanları Danimarka’ya aşk beslediler. Kuzeyin soğuk ülkesi zamanla onları ısıtan sıcak bir yuva oldu, yeni bir yurt oldu. İşte bu öykü ve hikayeleri şiirleştiren Mahmut Erdem’in Türkçe yayınlanmış Mor Kayalar şiir kitabını, Danca’ya çevirdiğim/uyarladığım kitabın Danca ismi Rejse mod Håbet (Umuda Yolculuk).

…………………………….

Nisan 2018

Mitoloji alanında yaptığım araştırma ve incelemelerim, ruhsal ve bedensel olarak iç dünyamı ve kültür benliğimi oluşturan Kürtçe, Türkçe ve Danca dil dünyama ait kültürel içerikli iki edebi kitapla sonuçlanmış bulunmakta.

Kolay anlaşılır bir dilde, üç halkın yaratılış destanının mitolojik anlatıldığı üç halk destanını içermekte. Bu bağlamda Demirci Kawa Efsanesi, Kurt ve Ergenekon Destanı ve Danimarka’ya ismini veren mitolojik kral Dan’a ait efsaneyi derlediğim kitabımın kapağı ve içeriği, Türkiye’de yaşamakta olan ressam Arif Sevinç’in yaptığı 10 illüstrasyon (resim) ile daha da renklendi ve zenginleşti. Danca çıkan kitabın ismi ”Tre sagn om tre folks oprindelse.

Newroz’un efsaneleşmiş mitolojik hikayesi ve klasikleşmiş eski yapıtlarda nasıl tema olarak işlendiğine dair kültürel bir inceleme ve araştırma olup, iki bölümden oluşmakta.

Birinci bölümde Newroz’un mitolojik efsanesi anlatılmakta. Bu bağlamda Demirci Kawa efsanesinin, zalim kral Dehak öncesine dair mitolojik hikayesini  de mevcut tarihsel gerçekler ışığında derlediğim bir inceleme ve derleme çalışması.

Kitabın ikinci bölümünde, Newroz mitinin Avesta’da ve klasikleşmiş eski yapıtlarda (Şahname, Şerefname ve Mem û Zin’de)  nasıl tema olarak işlendiği incelenmekte.

Kitabın kapak illüstrasyonu, Almanya’da yaşamakta olan ressam Nuh Ateş tarafından çizildi. Danca çıkan kitabın ismi ”Newroz som myte og litteratur.

Danimarka Türkçe Haber Gazetesi’nin kitaplar hakkındaki linki: Üç Halk Efsanesi

   …………………………….

Ekim 2018

6 yüzyıldan fazla süre birçok kıtada birden hüküm sürmüş ve kendisini hem Doğu Roma İmparatorluğu’nun mirasçısı ve hem de müslümanların temsilcisi görmüş Osmanlı İmparatoruluğu, yalnızca kendi dönemini etkilememiş, yıkılışından sonraki yüzyılı da şekillendirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun bıraktığı tarihi miras, Türkiye’nin ve Orta Doğu’nun bugünkü tarihini ve geleceğini şekillendirmeye devam etmekte.

Danimarka Türkçe Kuzey Gazetesi’nin kitap hakkındaki linki: Malazgirt’ten Cumhuriyet’e kadar danca Türkiye tarihi kitabı yayınlandı.

…………………………….

Haziran 2019

Ahmet Altan’ın hapiste yazdığı 19 denemeden oluşan ”Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim” kitabını “Jeg kommer aldrig til at se verden igen” adıyla Türkçe’den Danca’ya Underskoven Yayınevi için çevirmiştim. Ahmet Altan’ın çevirdiğim bu 19 denemesine, Danimarka PEN (Dansk PEN) Genel Sekreteri Mille Rode kitabın editörü olarak,  kitaba ayrıca önsöz ve arka sayfa metni yazmıştı. Kitap Haziran 2019’da Underskoven Yayınevi tarafından yayınlandı.

Kasım 2019

Sabahattin Ali’nin klasikleşmiş eseri ”Kürk Mantolu Madonna” romanını Türkçe’den Danca’ya ”Madonna i pelskåbe” adıyla  çevirdim. Danimarka Kültür Bakanlığı’nın da desteklediği çeviri çalışmalarımla, Ahmet Altan’dan sonra Sabahattin Ali de ilk kez Danca’ya çevrilmiş oluyor.

“Kürk Mantolu Madonna” sadece tutkulu bir aşk hikayesi değil. Sabahattin Ali’nin bu hikayesi 12-15 yıllık bir zaman diliminde hem Almanya’da hem de Türkiye’de geçmekte. Anlatının birinci bölümünde 1930’lu yılların Türkiye’sinin toplumsal olarak aksayan yönleri ele alınırken, romanın ikinci bölümünde flashback (Geri dönüş) yapılarak, 1. Dünya Savaşı sonrası (1920’ler) Almanya’sının sanatsal ve politik resmi, genç Raif ve Yahudi asıllı Alman Maria arasında yaşanan tutkulu bir aşk hikayesiyle çiziliyor.

Danimarka Haber.dk: Sabahattin Ali’nin unutulmaz eseri “Kürk Mantolu Madonna” Danimarka dilinde

…………………………….

Nisan 2021

Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna’nın” Danimarkalı okuyuculardan ve kitap eleştirmenlerinden gördüğü büyük ilgi üzerine, Sabahattin Ali’nin,    “İçimizdeki Şeytan” romanını da Danca’ya çevirdim. Sabahattin Ali, farklı dünyaların insanları olan Macide ve Ömer aşkı üzerinden, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını etkileyici bir biçimde canlı karakterlerle anlatıyor.

………………….

Kasım/Aralık 2021

“Göçmen Danimarkalının Bakkal Defteri – söz uçar yazı kalır” adıyla daha sonra Türkçe yayımlanacak ilk romanım

Göçmen kuşu yüzünü hep ana yuvasına çevirirmiş. Ana yuvası, beşiğin sallandığı yuva zaman ve mekan içinde, nerede bulunursak bulunalım, ne ile uğraşırsak uğraşalım, bir şekilde bizi hep kendine çeker ve yanına çağırır. Bu yüzden de uyurken görülen düşte, yakılan ağıtta, doğaçlama yapılan serzenişte, söylenen türküde, anlatılan hikayede, çizilen resimde ve dizelere dökülen şiirde ve de bir romanda dile gelen ve can bulan sözcük ve satırlarda, ana yuvasına dair derin izlere, özlem ve hasrete rastlanılır. Terk edilen ana yuvası ile kurulan duygusal bağ, geçen zaman içinde incelse de, hiçbir zaman kopmayan bir bağ olmuştur.

Göçmen kuşu doğup büyüdüğü ana yuvasından zaman içinde kanatlandı ve uçtu. Artık binlerce kilometre uzaklıktaki ”yeni” ana yuvasında yaşıyor. Göçmen kuşun ana yuvasından, yeni yuvasına yaptığı yolculuğu, “söz uçar yazı kalır” misalinde olduğu gibi artık kitabın kendisi okuyucusuna anlatacak.

………………….

Yazdığım veya çevirdiğim kitapları, erolen.dk adresinden e-kitap olarak ücretsiz okuyabileceğiniz gibi, tüm kütüphanelerden de ödünç alabilirsiniz. Dilerseniz TSDK Forlag Yayınevi’nin www.tsdkforlag.dk internet adresinden veya diğer internet kitap satış noktalarından da sipariş edebilirsiniz. Kitaplar posta ücreti ödenmeden, TSDK Forlag, Glostrup Torv 4, st. th, 2600 Glostrup adresinden de temin edilebilinir.